Su-Buket Uzuner || Kitap Yorumu




Kitap Adı: Su - Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları
Yazarı: Buket Uzuner
Sayfa Sayısı: 421 sayfa (Cep Boy)
Yayınevi: Everest Yayınları
Yayın yılı: 2012
Tür: Gizem
Goodreads: 3.35
Benim Puanım:









Merhaba Millet!
Uzun süreden sonra herkese selamlar. Yoruma geçmeden önce şu son birkaç ayda neler yaşadığımla alakalı biraz yazmak istiyorum. Başta demek istediğim bir şey var ki o da şu: Evren resmen benim kitap okumama karşı! Yazılısız geçen bir Aralık ayında bir tane bilgi kitabı dışında bir şey okuyamadım ya resmen! Çıldıracaktım, kendimi şu küçücük dünyada sıkışıp kalmış gibi hissettim. Kitap okuyamayınca sinirleri tepesinde gezen biri olarak söylüyorum ki siz siz olun evrene karşı çıkın ve her türlü kitap okuyun. Şu anda Eleanor ve Park bitti yoğun duygular içerisindeyim en azından ruhum birazcık doydu. Ama hala aç! Yakın arkadaşımın doğum günüm için aldığı 3 kitabın 2 sini okuldaki hocalarımızın yabancı yazar kötü kitap düşünceleri dolayısıyla okuyamadım. Sömestr tatiline bıraktım ama bakalım okuyabilecek miyim?
Ve cidden şu yabancı kitap karşıtı düşünceler hala nasıl öğretmenlerimizin beynine kazınmış anlayamıyorum. Yıl olmuş 2016, 21.yy, çoğu bilim insanının teknoloji çağı kabul ettiği çağdayız ve böyle düşünceler hala mevcut. Cidden anlayamıyorum, düşüncelerim bu konuda çok sert ama dile dökemiyorum. Neyse efendim biz yoruma geçelim.
Su kitabını yazın A101'den 6.90'a almıştım. Düşünebiliyor musunuz? 6.90. Tam 6.90. Bir kitap 6.90. Mükemmel.
Öncelikle kitabın arkasını okudum ve tepkilerim aynen şöyle:
"Hm...Polisiye? Güzel... Mitoloji...Hem de Türk Mitolojisi. Polisiye ve mitoloji. İnanılmaz!" Ve sonrasında tahmin edebileceğinizi gibi kasaya koşuyorum.
Su kitabı büyük beklentilerle başlanan fakat ,maalesef ki, o beklentileri karşılayamayan bir kitap. Bir kere türü polisiye değil. Tabi bu biraz kişisel bir görüş ama kitap daha çok gizeme giriyor.
Olay örgüsü şöyle:
Defne Kaman gerçekleri yazan bir gazetecidir. Fakat bir gün bindiği vapurda ardında hiç iz bırakmadan kaybolur. Kendi dertleri içinde kaybolmuş, yıllık iznine çıkmak üzere olan Komiser Ümit'e bir gün bu kızın ailesi gelir. Ama nasıl aile? Ne telaş var, ne üzüntü. Hepsi birbirinden cins bir aile. Olay örgüsü de böyle başlamış oluyor Komiser Ümit'in peşini esrarengiz olaylar bırakmıyor. Sahaf Semahat, Tasvir derken kitabın o sıcak ortamına bayıldım. Hele de Sahaf Semahat Nevşehirli ;)


"Dedektif Matthew Scudder mı? Ya, onun kültüründe 'namus' sadece kadınların bedeninde değil ki, komserim! Oradaki erkekler namusun insanın vicdanında olduğunu anlamışlar!"


Kitabın il yarısını hayran ola ola okudum. Sorarlarsa mükemmel diyordum. Ama yarısından sonra olaylar çorba oldu gibime geldi.  Komiser Ümit'in son kısımda Defne için yaptıkları sağlam bir temele oturtulmamıştı ki bence en önemli kısım orasıydı. Bana göre; bir kitabın son kısımları sağlam değilse kurgu sağlam değildir.
Yazar toplumsal mesaj vermeye çalışırken kurgudan uzaklaşmış. Bazı bölümlerde yazara bu kitabın bir düşünce kitabı değil de olayların birbirini kovaladığı bir roman olduğunu bas bas bağırasım geldi. Eğer Buket Uzuner düşünce ağırlıklı bir kitap yazacak olsa ilk alacak kişi ben olurum. Yazarın satırların ardında verdiği mesajlar cidden çok iyi; çevremiz, doğal denge, kadın cinayetleri, mezhep çatışmaları, şamanizm gibi ama yazar düşünceleri kitaba oturtamayıp, ölçüsünü ayarlayamamış. Belki otursa ölçüsünü ayarlamasına bakmazdım ama dediğim gibi bu sosyal mesajlar da kitapta oturmamış birkaç şeyden biri.


"...Mevlana'ya aittir ve şöyledir: "Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü: Orası, gidişatın değişeceği  yerdir." " 



Gelelim kitabın Kutadgu Bilig'le bağlantısına. Kitapta şifreli mesajların (spoiler vermemeye çalışırken ben) Kutadgu Bilig'den verilmesi dolayısıyla kitap doğrudan Kutadgu Bilig'le bağlantılı. Özellikle bu kısmını çok sevdim. Kutadgu Bilig'i daha çok seviyor, merak ediyor, öğreniyorsunuz. Şamanizm konusunda bilmediğim şeyler öğrendim bu kitaptan. Bakın kitapta o kadar oturmamış oturmamış dedim ama bu Şamanizm kesinlikle kitapta en iyi oturmuş konuydu. Şamanizm'e bundan sonra daha dikkatli yaklaşıyorum.
Kitap gerçekten bilgilendirici, satırlarının ardında derin anlamlar yatan bir kitap. Ama oldukça konudan uzaklaşılmış ve bu yüzden beklentileri karşılamıyor. Yazımda da belirttiğim gibi birçok konuda kitap oturmamıştı. Eğer Buket Uzuner'e bir şey deme hakkım olsaydı bu kesinlikle bir düşünce yazısı yazmasıyla alakalı olurdu.

Kitapta verilmeye çalışılan o derin anlamlar için okuyun, okutun!

Yorumlar

Popüler Yayınlar