Öldüren Tür - John Connoly || Kitap Yorumu



Kitap Adı: Öldüren Tür
Yazarı: John Connoly
Sayfa Sayısı: 453 sayfa
Yayınevi: Altın Bilek Yayınları
Çeviren: Gizem Genç
Yayın yılı: 2006 TR
Tür: Gizem, Polisiye
Orjinal Adı: The Killing Kind
Goodreads: 4.20
                           
                                  Benim Puanım:
             



Merhaba millet!

Bu sefer pek tanınmayan bir kitabın yorumuyla karşınızdayım.
EĞER ARAKNOFOBİNİZ (ÖRÜMCEK FOBİSİ) VARSA KİTABI SAKIN OKUMAYIN. Hatta kitap sonunda örümcek fobisi oluşabilir demedi demeyin. 
Kitap okurken tıkırtı duysanız bile sıçrıyorsunuz zaten. Tüyler ürpertici bir kitaptı.



Bu kitap bana benim için oldukça değerli birinden hediye edildi. Onu burdan çok çok öpüyorum öncelikle. Uzun süredir polisiye okumuyordum bu kitap çok iyi geldi. Ama sanırım ben bu kadar vahşice öldürülmüş bir kurban görmemiştim ya da dediğim gibi uzun süredir polisiye okumadığım için öyle geldi bana.
Ne desem spoiler olacak gibi ama ilk bölümü anlatıyım zaten gördüğümüz ilk kurban işin suyunun suyu yani okyanusun içindeki küçük bir dalga gibi.
Allison Beck bir kürtaj yandaşı, arabasının içinde ölü halde buluyor. Katil kadının ağzını karadul örümcekleriyle doldurmuş bir tanesi bile insanın sistemlerini 2 dk da mahvedip 3 dk da insanı öldürebilen bir tür bu karadul türü. İşte katil bu örümceklerden kadının ağzına doldurmuş, örümcekler hem birbirlerini hemde kadını yemişler. Ayrıca bunların dışında arabanın içinde birçok küçük örümcek de bulunmuş. Adli tıpın işi baya zor olmuş yani. Fakat bu olay bizi Charlie Parker'a götürecek yani dedektifimize. Charlie'nin öbür dedektiflerden ayrılan önemli bir özelliği var: Kendisi de zamanında insan öldürmüş, suçlu durumuna düşmüş. 

Çünkü: Zifiri karanlıkta zamanın bir anlamı yok.

Aroostook rahipleri, örümcekler, baş karakterin geçmişi derken kitabın içinde kayboluyorsunuz. Ama kitabın içinde oldukça fazla gereksiz yer vardı kitap 453 sayfa gereksizleri çıkarsak bi' 300 e iner herhalde. Bazı bölümlerde bu gereksizliklerden dolayı çok sıkıldım atlayasım geldi.
Kitabın içinde baya güzel cümleler de vardı tabii yazar bu yönden oldukça iyiydi. 

Geçmiş asla tamamen ölmez. O, oradadır. Bekler vaziyette.

Yazarın anlatımı saolsun o cinayetlere sanki ben tanıklık ettim, sanki o örümcekler beni ısırdı. Bazen etrafta tıkırtılar duyup paranoyak paranoyak etrafıma baktım ve itiraf etmek gerekirse kitap bitince bir kaç gün boyunca 'Bu dünya dipsiz bir kuyu' diyerek gezdim. Acaba cidden böyle cinayetleri işleyebilecek insanlar var mıdır? Yoksa onlar yazarın dediği gibi 'Kara Melekler' midir?
Uçurumu geçip insanlıkla ölümcül iletişim kurmak isteyen kayıp ruhlar. 

Bazen gözleri yerde tutmak en iyisidir; yoksa tek bir bakışla kara meleğin gözlerine bakabilir ve bir anda kör olabilirsiniz.

Kitap genel olarak fena değildi 3.5 puanım buna ama bayıldığım bölümleri de vardı kitabın. Bu bölümler sayesine 3.5 verdim kitaba hatta o 3.5, 3.5 la 4 arasında kalınmış bir 3.5 yoksa daha düşük de verebilirdim. 
Bence kitap sırf o satırların arkasındaki anlamlar için bile okunur.
Son olarak; 
Bu dünya dipsiz bir kuyu. İçinde delik bir kalp saklı duruyor.

Yorumlar

Popüler Yayınlar